Bol Oksijenin Vücudumuza 5 Faydası

Tek yapmanız gereken daha çok doğanın içinde kalmak. Nerede ve nasıl bir hayat yaşıyorsanız fark etmez; 24 saatinizin en fazla ne kadarını oksijeni yüksek bir yerde geçirebilirsiniz; hayatınızı hep buna göre planlayın. Sonra her şey güzelleşiyor. Enerji geliyor, depresyon gidiyor, gençleşme başlıyor. İşte o 5 büyük değişiklik…

Daha mutlu biri olursunuz: Bütün gün kapalı bir toplantı odasında kaldığınızı düşünün. Ve ilk açık havaya çıktığınızda ne kadar rahatladığınızı… İşte tam olarak bundan bahsediyoruz. Oksijeniniz azaldıkça yaşama sevinciniz de azalıyor, o hiçbirimizin istemediği sıkışmışlık hissi de hızla artıyor.

 

Oksijen beyni genç tutar: Çok ve sağlıklı yaşayan, hafızası zehir gibi olan insanların çok büyük bir bölümünün doğanın içinde yaşaması sürpriz değil. Beyin kanla taşınan besin maddeleri ve oksijen ile beslenir. Dolayısıyla bol oksijen her şeyden önce beyni besler.

 

Cildi gençleştirir: Hepimiz metropol hayatında hızlı bir hayat yaşamak zorundayız. Bu hızlı hayatın bedeli olarak da aynı hızda o çizgiler yüzümüze gözaltlarımıza yerleşmeye başlıyor. Hızlı yaşlanan ciltlerin en büyük sebeplerinden birisi de ciltteki oksijen azlığı…

 

Enerji verir: Bütün sabah depresyonlarının, gün boyu ofisteki mutsuzluğun, hiçbir şey yapmama isteğinin büyük oranda sebebi oksijensizlik. Az oksijen bizi giderek daha da hareketsizleştiriyor. Ancak oksijeni yüksek yerlerde yaşıyorsanız daha mutlu uyanıyorsunuz, daha çok şey yapabilecek gücü kendinizde bulabiliyorsunuz.

 

Hücre yaşlanmasını durdurur: Sadece cildimizi gençleştirmiyor oksijen, vücudumuzu da gençleştiriyor. Başta akciğerimiz olmak üzere bütün iç organlarımızın sorunsuzca uzun yıllar çalışabilmesi için hücre yenilenmesine yani yüksek oksijene çok ihtiyacımız var!

 

 

Related posts:

Bir Cevap Yazın